Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Londra Londra…: Bir Medeniyetin Doğal Akışı

Londra’nın neden Londra olduğunu, kendini kasmadan, mücadele vermeden, doğallığıyla niçin bu noktaya geldiğini düşünmedim dün gece, yalnızca anladım!

Bir İstanbullu, Caddebostan’da doğmuş ve büyümüş bir çocuk olarak şehirse şehir, medeniyetse medeniyet derdim değil mi? Ciddi şekilde yanılmışım.

Yalnızca Londra hakkında değil; İngiltere’nin geneli, çoğunluğu, hayata bakış açıları, medeni olmaktan anladıkları —aslında anlamaları gerekmez; içinde gayet doğal, kendiliğinden, iteklemeden, düşünmeden yaşadıkları— ve yarattıkları ortam demem gerekir.

Çünkü toplumlar kendi yaşam alanlarını yaratırlar, İngilizler de bunu yapıyor. Düşünmüyorlar, yalnızca o nehrin akışına kapılmış şekilde yaşayıp gidiyorlar.

O medeniyetin içinde ve oluşumunda çok derin bir okuma, tiyatro kültürü yatıyor. Hâlâ gelişemeyen, gelişmeye direnen ülkelerdeki sorular yüzyıllar önce sorulmuş, yanıtları verilmiş çünkü.

İnsanlar cinsel obje olarak öne çıkmak için değil, kendileri neyse o olabildikleri; beğendikleri bir şeyi “Aman şu da ne der şimdi canım? Yakışıyor mu?” demeden giyebildikleri,

Akla gelebilecek envai saç rengiyle,

Kimsenin kimseyle ilgilenmediği ve farklılıkları ile gurur duyabilenlerin, bu farklılıkları ifade edebildikleri,

Tıkış tıkış bir metroda giderken, ayakta, otururken, her yerde kafalarını kaldırmadan okuyup, o kalabalıkta kendi dünyalarına dalabildikleri,

Aşklarını erkeğiyle kadınıyla, karşı cinsiyle, hemcinsiyle avaz avaz gösterebildikleri; sokaklarda öpüşüp sarılabildikleri, birbirlerini özgürce sevebildikleri ve bunu gösterebildikleri,

Doğaya ve o doğanın içindeki tüm varlıklara nesiller boyu saygı duyabildikleri, onları koruyabildikleri,

Eskiyi göğüslerini gere gere dirilttikleri, yaşattıkları; ona saygı duyarak aynı şekilde revize edip de hayatlarına katabildikleri,

Bahçe ve çiçek konusunda bir derya ilim yapabildikleri,

En basit görünen bir şeyin bile kendine ait bir bilimi olduğunu keşfettikleri, bunu formüllere döküp eğlenceli kıldıkları,

Aynılığın değil de farklılığın güzel ve özel olduğunu bildikleri ve farklarından dolayı birbirlerine hömkürmedikleri,

İçin farklılar.

Orada kimseye bakmamayı ve kendin olmayı doya doya yaşadığın için huzur duyuyorsun.

Yazar Reyhan Bull
Yayınlanma Tarihi 04 Aralık 2025
Paylaş:

Leave a comment

E-posta
Şifre
Şifreyi Onayla