
Oxford’dan Londra’ya giden tren İngiliz kırsalında ilerlerken, Zehra Çataltepe’nin aklında bambaşka bir yolculuk vardı. Türkiye’nin küçük bir kasabasından Caltech Üniversitesi’ne, oradan Bell Labs’e, Siemens’e ve en sonunda Silikon Vadisi’nde kendi yapay zeka şirketini kurmaya uzanan uzun, zorlu ama bir o kadar da ilham verici bir yolculuk…
Küçük Bir Kasabadan Caltech’e Uzanan İnanç
Zehra’nın hikâyesi, ailesinin ona aşıladığı “yapabilirsin” duygusuyla başlıyor. Maddi imkânlar sınırlıydı ama hayaller sınırsızdı. Lise fizik öğretmeninin matematiğe duyduğu tutkuyu ateşlemesi, onu Bilkent’te bilgisayar mühendisliğine, ardından Caltech Üniversitesi’nde doktora yapmaya taşıdı.
Bilkent’ten sonra ABD’ye gidiş yolu bulması kolay olmadı: gündüz ders, gece yarı zamanlı yazılım işi… Ama hayallerini finanse etmenin başka yolu yoktu. Bu dönemde eşi Tanju ile başlayan uzun mesafe ilişkisi, hem zorlayıcı hem de güçlendiriciydi.
Yapay Zekaya İnsan Dokunuşu
Caltech Üniversitesi’nde Profesör Yaser Abu-Mostafa ile çalışırken Zehra, yapay zekanın sadece veriyle değil, insan uzmanlığıyla da beslenmesi gerektiğini fark etti. “İpucundan öğrenme” yaklaşımı, ileride kuracağı şirketin temel taşlarından biri olacaktı.
Bell Labs ve Siemens’teki yılları, yapay zekanın alan uzmanlarıyla birlikte çalıştığında nasıl dönüştürücü olabileceğini gösterdi. Mühendislerin yapay zekayı yönlendirebildiği sistemler geliştirdi ve bu yaklaşım patentli çözümlere dönüştü.
TAZI’nin Doğuşu: Bir Masadan Bir Platforma

Amerika’dan Türkiye’ye dönüş kararı, kariyer açısından riskli görünse de Zehra ve Tanju için aile açısından anlamlıydı. Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Teknopark’ta tek masayla başlayan TAZI, zamanla sürekli öğrenen ve açıklanabilir yapay zeka üzerine kurulu bir platforma dönüştü.
Finans ve sigorta sektöründe müşterilerle çalışırken en kritik ihtiyacın “şeffaflık” olduğunu gördüler. TAZI’nin farkı, modellerin her yeni veriyle kendini güncellemesi ve karar süreçlerinin tamamen görünür olmasıydı.
Yatırım Alma Gerçeği: Paradan Çok Daha Fazlası
Metrikler her şeydir. Ürün çalışıyor mu? Müşteri memnun mu? Churn oranı ne?
Ağ (network), paradan daha değerlidir.“Ağı olan bir yatırımcının verdiği 1 milyon dolar, ağı olmayanın verdiği 5 milyondan daha değerlidir.”
İyi bir avukat şarttır.Yönetim kurulu koltukları, sözleşme maddeleri, haklar… Hepsi kritik.
Yatırımcı teknik detaydan çok sonuç ister.“Nasıl çalışıyor?” değil, “Rakiplerden daha iyi mi?” sorusunu cevaplamak önemlidir.
Yatırım almak bir güç ilişkisi değildir.“Yatırımcıdan para dilenen biri gibi değil, karşıdakini yatırımcı olarak kabul edip etmeyeceğine karar veren biri gibi davranmalısınız.”
Kadın Girişimci Olmak: Görünmez Duvarlar, Görünür Başarılar
Zehra’nın hikâyesinin en güçlü yanlarından biri, kadın bir kurucu olarak karşılaştığı önyargıları nasıl aştığı. Bir yatırımcının ona söylediği şu cümle, Silikon Vadisi’nin gerçeklerini özetliyordu: “Kadın bir kurucunun yatırım alma ihtimali erkeklere göre yüz kat daha düşük.”
Zehra’nın cevabı ise kendi yolculuğunun özeti gibiydi: “Türkiye’nin ücra bir kasabasından çıkıp Caltech’te doktora yapan, Silikon Vadisi’nde yapay zeka şirketi kuran bir kadın olma ihtimalim de neredeyse sıfırdı. Ama buradayım.”
Silikon Vadisi’nde Kök Salmak

Silikon Vadisi’nde Alchemist Accelerator’a kabul edilmeleri, TAZI’nin oradaki gerçek başlangıcı oldu. Ardından Illuminate, Foothill, Handshake Ventures ve melek yatırımcılar geldi.
Zehra’nın sözleri, hızlandırıcıların (accelerator) önemini net anlatıyor: “Alchemist bizim Silikon Vadisi’ndeki evimizdi.”
Son Söz: Hayallerin Büyüklüğü
Zehra’nın Paddington İstasyonu’nda trenden inerken bize söylediği son cümle, tüm yolculuğunu özetliyordu: “Hayallerin, ancak yanına alıp birlikte koşabildiğin insanlar kadar büyük olabilir.”
