Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

7 Yıllık İngiliz Koleksiyonlarım: Günlük Yaşam ve Kültür 🇬🇧 – 1

7 yıl, sayısız fincan çay, bitmek bilmeyen yağmurlu yürüyüşler ve yol boyunca birçok şaşkın gülümseme…

İngiltere’de yaşamak bana sadece yeni bir adres kazandırmakla kalmadı. Hayat, mizah, topluluk ve kültür hakkında küçük ama etkili dersler de verdi. Bazen ağlatacak, bazen güldürecek, ama her zaman öğretici olan muhteşem anılar.

İşte kendimi gerçekten evimde hissetmemi sağlayan bazı anlar ve gelenekler 👇

Benim mahallede insanlar “İyi misin?” derlerdi. İlk başta cevap vermeye çalıştım — ta ki bunun sadece ‘merhaba’ ve “şerefe” anlamına geldiğini öğrenene kadar. Sadece kadeh kaldırmak için kullanılmaz. Teşekkür etmek, veda etmek, hatta sadece dostça bir gülümseme anlamına da gelebilir.

“Özür dilerim” her zaman bir şeylerin yanlış olduğu anlamına gelmez. “Affedersiniz”, “geçiyorum”, bir cümleyi yumuşatmak veya sadece nezaket göstermek anlamına da gelebilir. ‘Teşekkürler’ ve “lütfen” ile birlikte bu üç küçük kelime günlük hayatımın bir parçası haline geldi — kendimi bunları giderek daha fazla kullanırken buldum ve bunlar daha bağlı hissetmeme yardımcı oldu.

Her konuşma hava durumuyla başlıyor (ve bitiyor) gibi görünüyor. Ve evet, güneşli hava dakikalar içinde yağmura dönüşebilir. Altın kural: asla evden şemsiye almadan çıkmayın!

Bir fırında bir keresinde ekmek istedim ve adam “Hayır” dedi. Şaşkınlıkla bunun bir şaka olduğunu anladım. İngiliz mizahı ironi ve hızlı zeka ile doludur — ve bunu anlamaya başladığımda, bağlantıları kurmak daha kolay hale geldi.

Her gün bindiğim otobüste, şoför beni “Günaydın, aşkım” diyerek selamladı. İlk başta şaşırdım ama şimdi bu beni gülümsetiyor. “Aşkım”, ‘tatlım’ ve “dostum” gibi kelimeler sadece günlük dostluk ifadeleri.

Metro değil. Yeraltı demiryolu da değil. Sadece “Tüp” (Tube).

Kibarca sıraya girmek kutsaldır. Sıraya kaynamak mı? Neredeyse düşünülemez bir şey.

Barlar’da içkiler turlar halinde satın alınır, herkes grup için içki alır. Başlangıçta bunu bilmiyordum, ancak bu gelenek, Pazar günleri yapılan kızartma yemekleri ve bilgi yarışması geceleri gibi geleneklerin bir parçasıdır.

Neredeyse her şeyi her yerde giyebilirsiniz. Ancak gala yemeklerinde, Noel partilerinde veya Ascot’ta gelenekler ön plana çıkar. Etkilemek için giyinmek hala geçerli ve benim en sevdiğim şeydir.

Sabahları kahvaltı çayı, öğleden sonra Earl Grey. Ne olursa olsun — iyi ya da kötü — genellikle şöyle başlar: “Bir fincan çay içelim mi?”

Noel Kazak Günü 🎄, Anma gelincikleri 🌺, Boxing Day indirimleri, Noel veya Yeni Yıl sabahı denizde yüzmek 🥶, yazın çilekler 🍓. İlk başta sadece gözlemledim, sonra katılmaya çalıştım.

Türkiye’de yağmur yağdığında evde kalırdım. İngiltere’de ise botlarımı giyip yine de parka giderdim. Hampstead Heath’te uzun yürüyüşlere bayıldım — çiseleyen yağmur da dahil.

İstanbul’da yıllarca araba kullandıktan sonra, burada yeniden öğrenmek zorunda kaldım: sol taraf, kavşaklar, korna çalmak yok. Farklı kurallar — ama şaşırtıcı bir şekilde, çabucak adapte oldum. Ve 50 yaşında İngiltere’de ehliyet sınavını geçtim.

Siyah taksiyi bir kez deneyimledikten sonra, geri dönüş yoktu. Şoförlerin nezaketi ve bilgisi, yolculuğun her kuruşuna değer olmasını sağlıyor.

Herkes ışıkları ve alışveriş kampanyalarını sever. Ama benim için en güzel kısmı, komşuların bir araya gelip birlikte kutlama yaptıkları ışıklandırma törenleriydi.

Bunlar küçük şeyler gibi görünebilir, ama benim için büyük dersler. Burada sadece yaşamama değil, gerçekten bağ kurmama ve kendimi evimde hissetmeme yardımcı oldular.

Yazar
Burçin Ressamoğlu
Yayınlanma Tarihi
24 Kasım 2025
Paylaş:

Leave a comment

E-posta
Şifre
Şifreyi Onayla